Bir Gecede Değişir Her Şey

Ahmet, bahriye mektebine gider. Bitiremediği halde diploma verirler. Ardından amerikan kolejine yazılır. Okulda yaramazlık yaptı gerekçesiyle okuldan atılır, gene okulu bitiremeden diploma verirler. Sonra üniversiteye başlar. O esnada avrupaya öğrenci gönderilmek adına sınav yaparlar. Ahmet, sınavı kazandığı gerekçesiyle hem devlet burslu avrupaya gönderilir hemde okulu bitirmediği halde üniversite diploması verilir. Fransa’da işki ve kumarla tanışıp müptela olur. Kadınlara düşkün, ayyaş bir kumarcı olduğu için Fransa’da okuldan atılır. İstanbul’a döndüğü zaman içki, kumar ve kadın düşkünlüğü devam eder. Geçimini sağlamak için yabancı bir bankaya girer. Burada kazandığı parayla kitap yazıp bastırır. Ardından bir kitap daha. Sonra askere gider, 18 ay İstanbul’da askerlik yapar. Sonra bir kitap daha bastırır. Bunun üzerine yerli bir bankaya müfettiş olarak atanır. İstanbul’da tiyatro oyunu yazar ama ilgi görmez. Dergi çıkarır, çalıştığı bankayı ikna edip sponsor desteği alır ama derginin ömrü Ahmet’in askerliği kadar bile uzun sürmez.

O güne kadar ağzından içkiyi eksik etmeyen, her fırsat bulduğunda kumar oynayıp haytalık eden kadın düşkünü Ahmet, tanıştığı bir takım insanlardan sonra bir gecede Atatürk düşmanı ve şeriatçı bir adam olarak karşımıza çıkar. Ahmet adını bir daha ağzına almaz. İlk iş çalıştığı bankadan ayrılıp gazeteciliğe başlamak olur. Cumhuriyet karşıtı, şeriat yanlısı yazılar yazdığı dergi çıkarır. Memlekette o dönem okumuş adam zor bulunduğundan, onu üniversiteye öğretim görevlisi atarlar ama şeriat propagandası yapınca kovulur. Ardından fransız lisesine öğretmen olur. Osmanlı döneminde yaşamış çok önemli bir şair/yazar hakkında nasıl olsa cevap veremez diye şiirlerinde, kitaplarında ve dergilerinde yerden yere vurarak prim yapar. Hem yazdıkları hemde şeriat yanlısı tutumu ile popüler olmaya başlar.

İkinci dünya savaşında 45 günlüğüne askere alınır fakat yazdığı şeriat yanlısı yazılar yazmaya askerde de devam ettiği sebebiyle çok kısa süreliğine hapse atılır. Her çıkardığı dergi şeriat propagandası sebebiyle kapanır. Evlenir ve eşinide emellerine alet eder. Eşiyle birlikte “Padişahlık Propagandası Yapmak” ve “Türklüğe ve Türk Milletine Hakaret” gerekçeleriyle hapis cezası alır. Menderes seçimi kazanınca ilk yaptığı iş bu adamı hapisten çıkarmak olur. Sadece 33 gün hapis yatıp çıkınca, Türk düşmanlığı yaptığı yazıların yanına Yahudilik, masonluk ve komünizm düşmanlığı içeren yazılar da ekler. Dergisi gene kapatılınca parası biter ve aç kalır. Evindeki eşyaları satar.

Dergilerinde şeriat propagandası yapan Ahmet, kumar bağımlılığını bir türlü yenemez. Bir gece polis baskını sırasında kumarhanede kumar oynarken yakalanır. Karakolda ifadesi alınırken her defasında birbiriyle çelişen yalan beyanlarda bulunur. Bunun üzerine Menderes’e de düşman kesilir. Dergileri henüz dağıtıma çıkarken el konunca öfkesinden çılgına döner. Bu öfkesini yazıya dökünce 1 yıla yakın hapis cezası alır. Gerek erteleme, gerekse ayarladığı doktorların raporlarıyla 3 haftaya düşürdüğü cezayı revirde geçirir. Hapisten çıktığı gibi dergisini kapatır. Beş parasuz kalıp evindeki eşyaları sattıktan sonra örtülü ödenekten destek aldığı ve bu dergileri bu şekilde çıkardığı basında iddia edildi. Menderes’le ters düşünce destek kesildi ve dergi kapandı.

Hapisten çıktığı anda, dergilerinde hedef gösterdiği gazete sahibi suikaste uğradı. Azmettirmekten yeniden hapse girdi ve 2 yılı doldurmadan serbest kaldı. Atatürk’e ve Türk milletine duyduğu nefret ve şeriata duyduğu aşk ile yazdığı yazılardan dolayı 8 ay kadar yine hapis yattı. 60 ihtilalinde yargılandı ve Atatürk’e hakaretten dolayı 1 yıl hapis cezası aldı. Bir süre sonra hacca gitti. Döndükten sonra yazdığı kitapta Atatürk’e hakaretten 1 sene hapse girdi. Serbest kaldıktan 1 sene sonra öldü.

Öldükten sonra şanı şöhreti yürüdü gitti. Tiyatro oyunları kapalı gişe oynadı. Şiirleri müfredata sokulup işlendi. Nefret ederek yazdığı, hedef gösterdiği ve hakaret içeren ne kadar yazısı varsa hepsi defalarca ve defalarca yayınlandı. Kumarcı ayyaş Ahmet’in emelini gerçekleştirmek adına 1989 yılında ibda-c kuruldu ve ilhamını Ahmet’in yazılarından aldıklarını açıkladı. Amaçları Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkıp, islam devleti kurup şeriat ile yönetmek olan bu teröristler Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı katlettiler. Bu örgütün kurucusunu AKP yargısı 2014 yılında serbest bıraktı.

Berk Şimşek
02.05.2020