Corona Alışkanlıklar

Korona virüsü farkında olmadan hayatımıza 3 şey kattı. Bunlardan ilki hijyen. Artık daha steril bir dünyada yaşıyoruz. İkincisi e-ticareti öğrendik ve sevdik. Artık her yaştan insan birkaç tık veya bir telefon ile ayağına kadar istediği ürünleri, market fiyatıyla getirebiliyor. Bu yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edilecek olduğunu düşünüyorum. Son öğrendiğimiz şey ise alışkanlıklar veya bağımlılık dediğimiz ne varsa aslında değişebilir oluşu.

Sonuncusunu daha fazla irdelemek gerekir. Somut örnek vermek gerekirse, her akşam izlenen Türk dizileri haftalardır yeni bölüm yayınlamadıkları için izlenemiyor. Demek ki, izlenmezse yaşam devam edebiliyor. Yine aynı noktadan hareketle, daha çok bilim konuşulan programların sayısı artış gösterdi. Eskiden kısıt tartışmalar haftalar sürerken bugün kimse o tartışmaları hatırlamak dahi istemiyor. Bu konuda var olan alışkanlıklarımız ve bağımlılıklarımızın aniden değişebiliyor olduğunu farkediyoruz. O halde, saatlerce süren saçma tartışmalarla halkı gerip, kutuplaştıran anlayışlara bir son verelim. Ölümsüz başrollerin, bitmeyen kurşunlarla orduların arasına gidip sağ çıktığı uyuşturucu, silah, mafya, çete, anarşi, şiddet ve töre temalı dizileri yayından kaldıralım. Bunların yerine, daha çok bilim ve tarih programları koyalım. Dilimizi, farklı lehçeler ve argo kelimeler ile bozan içerikler yerine, TRT Türkçesi (İstanbul ağzı) ile kibarca konuşulan içerikler yayınlayalım. Belki bu şekilde ilerlersek 20 yıla muasır medeniyetler seviyesine girmemiz ancak söz konusu olabilir. Aksi takdirde biri çıkar ve “korona kuranda geçiyor, bu yüzden din görevlisi bilim kurulunda yer almalı” der ve yabancı bir dilde dua ederek coronadan korunmaya çalışan bir toplum haline geliriz.

BERK ŞİMŞEK
09.04.2020