Doğu Türkistan Meselesi

İYİ Parti resmi twitter hesabından yayınlanan yazıda “Çin Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin dilini, dinini ve kültürünü yasaklamışken, İBB’nin otobüs duraklarına Çince tabela koymasının amacını anlayamadık. Şangay’da Türkçe tabela uygulaması mı var yoksa İstanbul’a Çinli turistler akın etti de kimsenin haberi mi yok?” mesajını paylaştı. Tıpkı mecliste yer alan tüm partiler gibi Suriye meselesini 2 sene önce kavramış bir parti olan İyi Parti’in bu konuda bilgi eksikliği olduğu kanaatindeyim.

Ne yazık ki, Amerika Birleşik Devletleri bazı halkları sırf kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor. Çeçenleri ve Ukraynalıları Rusya’ya karşı, Kürtleri Türkiye’ye karşı nasıl kullanıyorsa maalesef Doğu Türkistanlı soydaşlarımızı Çin’e karşı kullanıyor. Önce bu konuda İYİ Parti mensuplarının kendi içinde komisyon kurup bu gerçekleri araştırması ve idrak etmesi son derece önemli. Çünkü isminde milliyetçilik geçen ama milliyetçilik kavramını ümmetçilik zannederek politika yapan Milliyetçi Hareket Partisi’nden bu konuda adım beklemek son derece beyhude bir çaba olur. Netice olarak tabiki soydaşlarımıza sahip çıkmak amacıyla Çinli yetkililer ile görüşmemiz gerektiği gibi Doğu Türkistanlı soydaşlarımızla da görüşmemiz gerekir. Bu mesele kan dökerek çözülebilecek bir mesele değil. Bizim hem görsel basınımız hemde sosyal medya hesaplarından yayınlanan haberler tamamen taraflı olduğu için gerçekleri görmek için yabancı basın kuruluşları takip edilirse daha sağlıklı veriler elde edebiliriz. Bu taraflılık İsrail-Filistin savaşında da bizlere sunuluyor. Tam olarak anlatmak istediğim nokta şu; nasıl bize sadece Filistinlilerin, Çeçenlerin ve Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın katledildiği görüntüler gösteriliyorsa, tüm dünyaya sanki Türkler kürtlere zulüm yapıyormuş izlenimi veren algı operasyonları yapılıyor. Bunu tarihte ermeni meselesi olarak zaten yaşadık ve yaşıyoruz. Bize sunulan bu haberlerin tümü bu algı operasyonu dediğimiz olayın ta kendisi.

Dağlık Karabağ yıllardır süren ermeni işgali altında. Hemde Çin kadar uzakta değil yanıbaşımızda. Azerbaycanlı soydaşlarımızın eli kolu bağlı. Eğer ki birilerinin galeyana getirdiği bir grup, ermenistan sınırları içinde kan dökerse ve ermenistan kendi topraklarını korumak için bu gruba müdahale ederse, bizim görsel medya ve sosyal medyada sadece ermenilerin müdahalesi gösterilirse, tıpkı Doğu Türkistan konusundaki gibi hakikati göremeden ani tepki vermiş oluruz. Çin’de yaşanan tam olarak budur. Amerikan vaadlerine kanan cahil soydaşlarımızı uyarmak bizim görevimiz. Geçtiğimiz senelerde yaşanan provakasyonlar sonucu Çinli zannedilerek çekik gözlü olan asyalı turistler dövülmüş ve dünya basınında rezil olmuştuk.

Türkiye’de eksikliğini yaşadığımız önemli bir konuya değindiğimi düşünüyorum. Irak ve Suriye sınırları içerisinde çok sayıda soydaşımız terör örgütlerinin saldırısı ve baskısı altında kayıplar yaşıyor. Suriyeli vatandaşlar yerine mülteci alımında öncelik soydaşlarımıza verilmeliydi. Bu konuda milliyetçiliği ayaklar altına almış iktidarın hatası çok büyük. Andımızın kaldırılmasına destek veren Milliyetçi Hareket Partisi’nin soydaşlarımızla ilgili attığı herhangi bir adım yok. Hocalı katliamının yıldönümünde bile klasik birkaç resim ve önceden hazırlanmış metin yayınlayarak geçiştiriyorlar. Halbuki başından beri global basının dikkatini çekecek hiçbir politika üretmemeleri sorgulanması gereken bir konu. Dağlık Karabağ konusu resmen unutuldu. Özbekistan’da Türkçemiz ülke gençlerine unutturuldu, kimse ses çıkarmadı. İletişim bile kurulduğuna inanmıyorum. Çok üzülerek söylüyorum ki, Türkiye’de ümmetçiliği milliyetçilik zanneden bir topluluk maalesef çoğunluğu oluşturuyor. Bu yüzden İYİ Parti’nin oy kaygısıyla attığı bu twitter mesajının bir değeri olduğunu düşünmüyorum.

BERK ŞİMŞEK
07.10.2019