Yıl 2016, yer Erzurum.
Genç avukat Gonca Aytaç, “Ben bir Nene Hatun kızıyım” dedi ve Erzurum’dan CHP milletvekili adayı oldu. Bir seçim tırı tahsis edildi kendisine. Erzurum’da kent meydanına çekecekti tırı, YSK’dan gerekli izinler alınmıştı, vatandaşla sohbet edecekti, bildiri dağıtacaktı, fikirlerini paylaşacaktı, engellediler. Polis tırı bağladı, otoparka çekti. Polis haftalarca tırı otoparkta rehin tuttu, “bize böyle emredildi” dedi ve kimseyi tıra yaklaştırmadı. Gürsel Tekin gitti tırın direksiyonuna geçti, öyle çıkardılar otoparktan. Bu kez kent merkezinin girişinde kestiler yolu. Genç dadaşlar hazmedemedi durumu, gittiler tırın yanına. Polis gençleri önce copladı sonra biber gazı sıktı. Neticede sokmadılar kent merkezine, iyiler kaybetti, kötüler kazandı, dikta kazandı.

Seçimle gelmemiş, halkın tercihi olmayan, cumhurbaşkanı tarafından atanmış, abidik gubidik başbakan çıkıp diyor ki “Bizi Almanya ve Hollanda’da kendi vatandaşımıza konuşturmadılar“. Bu abidik gubidik geçen sene yapılan seçimlerde muhalefet partilerinin gösterilerini her fırsatta engellemedi mi? Referandumda #HAYIR oyu verecek vatandaşlara Fetöcü, Pkklı ve teröristler şeklinde hitap etmedi mi? Her fırsatta #HAYIR kampanyası yapanları engellemeye devam etmiyor mu? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Zamanında Kıbrıs kahramanı rahmetli Rauf Denktaş Kıbrıs’ın resmen Rumlara verilmesi konusunda yapılan referandumdan #HAYIR çıkması için Türkiye’ye gelip konuşmalar yaparken, AKP iktidarı “Yes be annem” diyerek Kıbrıs’lı Türkleri rumlara satışa çıkarıyordu. Dönemin başbakanı Erdoğan, “Maalesef şu anda ağırlıklı olarak niçin bu iş Türkiye’de yapılıyor? Onu da merak ediyorum. Böyle bir şey varsa, bu Kıbrıs’ta yapılsın. Yani mitingler yapılacaksa orada yapılsın. Konuşulacak şeyler orada konuşulsun” demişti, bugün kendisi elemanlarına bütün avrupa ülkelerini tek tek gezdiriyor. Yalanlarla dolanlarla milliyetçilik ayakları yapıp oy toplama peşinde konuşuyor. Milliyetçiliği ayaklar altına alan ezik şahsiyetin zikrine bakın.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos, Yunan Genelkurmay Başkanı, Yunan milletvekilleri ve Yunan gazetecilerle birlikte Muğla’nın hemen karşısında son işgal edilen Keçi Adası’na çıktı. Böylece ege adasında bulunan 18. adamız işgal olmuş oldu. Ey cumhurbaşkanı, atar yapacaksan toprağını işgal etmiş olan işgalcilere yapacaksın. Kediden kaçan fare gibi Süleyman Şah türbesini kaçırıp Türk topraklarını düşmana bırakmakla, milliyetçiliği ayaklar altına aldık demekle milliyetçilik taslanmaz.

Dün İsrail’in “karasularıma girerseniz vururum” uyarısına, “gireceğim, sıkıyorsa vur” diyip, İsrail tarafından mavi marmara gemisine ateş açılınca tüm dünyaya aylarca ağlayan herif, İsrail’in vereceği üç kuruş parayı görünce “bana mı sordunuz giderken” dedi. Rus uçağı düşünce “emri ben verdim” diyen Davutoğlu, “emri aslında fetö verdi” diyerek kendini ihbar ederken, “özür dilememiz gerekmez” diyen Erdoğan, turist bıçak gibi kesilince Putin’in önünde eğilerek defalarca özür diledi. Bugün Almanya ve Hollanda’ya atar yapan Erdoğan, yarın yine özür dileyip barışmak için yoğun çaba sarfedecektir.

BERK ŞİMŞEK
16.03.2017

Gonca Aytaç
Etiketlendi:                 

Bir Cevap Yazın