Türkiye çok kritik bir zaman dilimine giriyor. İran ambargosuna dahil olacağımız tarih ile Rusya’dan alacağımız s400’lerin teslim tarihi giderek yaklaşmakta. Bir yandan haziran ayında Merkez Bankası’nın faiz arttıracağı söylentisi kulislerde konuşuluyor. Hükümet bu önemli hadiseler karşısında ne gibi bir önlem almayı düşünüyor? Ne yazık ki hiçbir önlem alınmış değil hatta aksine bitmeyen İstanbul seçimleri piyasaları olumsuz etkilemekte. Dolar 6 lirayı yakalamış durumda. Berat Albayrak daha geçen ay dolar 5.30 seviyelerindeyken “dolar alanların eli yanacak, pişman olacaklar” demişti. Tayyip Erdoğan dolar 6.20lere gerilediğinde “doları düşürdük” diye açıklama yapmıştı. Dolar ne zaman düşse ve borsa yükselse, bu durumdan kendilerine pay biçerek açıklama yapan hükümet, tam tersi durumda susmayı sürdürüyor. Bugün 6 seviyesini yeniden yakalayan dolar, kritik haziran ayından sonra hangi seviyede yer alacak?

Merkez Bankası rezervlerinin tükenme noktasına geldiği şu günlerde, sırf seçim için baskılanan doların eski seviyesini yeniden almaya başladığını görüyoruz. İran ambargosu ile İran’dan ucuz petrol alan ülkeler, rotasını diğer petrol ithal eden ülkelere çevirecekler. Bu durum petrolün fiyatını ciddi oranda etkileyecek ve doların tüm para birimlerine karşı güçlenmesine sebep olacak. Ambargo sebebiyle etkilenen ekonomimize bir darbe de güçlenen dolardan gelecek. Tüm bunlar karşısında kulislerde dolaşan Merkez Bankası’nın faiz artıracağı bilgisi gerçekleşirse, enflasyonun geleceği nokta %25-%30 civarına yaklaşacak. Tayyip Erdoğan yıllarca dilinden düşürmediği karne ile kuyruklarda beklettiler sözünden dönüp kendisi vatandaşa karne ile meyve sebze sattığı gibi, bir diğer dilinden düşürmediği IMF’ye mahkum ettiler sözünden dönüp IMF’den para istemek durumunda kalabilir.

Bu gelişmelerin yanısıra Ahmet Davutoğlu’nun yeni bir parti kuracağı dedikoduları birçok isim tarafından değerlendirilirken,bir yandan da AKP-CHP’nin temelini oluşturacağı ve tüm partilerin aynı platformda olacağı bir Türkiye İttifakı fikri de epeyce tartışılmakta. Hatta ekonominin iplerinin CHP’ye bırakılacağı konuşulanlar arasında. Benim şahsi fikrim, bunun tamamen zırva oluşudur. Kamuoyu bu dedikodular ile vakit kaybedeceğine tarım ve hayvancılıkta nasıl yatırımlar yapılmalı, tarıma ve hayvancılığa bağlı geliştirilecek sanayinin nasıl bir yol izlemeli konularını tartışmalıdır. Tek çıkış yolu üretim ve üretime bağlı ar-ge çalışmalarıdır. Devlet teşviki ile artacak olan markalaşma ve bu markaların dünya piyasasında rekabet edecek seviyeye getirilmesidir. Hammaddeyi işleyecek yeni fabrikalar açılması, bu vesileyle istihdama verilecek destektir. Önümüzdeki kritik zaman diliminde kamuoyunun konsantre olması gereken konular bunlardır.

BERK ŞİMŞEK
28.04.2019

Kritik Zaman Dilimi

Bir Cevap Yazın