Borsa İstanbul hisse senetleri geçen seneye oranla çok değer kaybetmesine rağmen yabancı yatırımcı tarafından ilgi görmüyor. Hükümet suni yükselişler sağlayarak algı yaratmaya ve borsayı cazip hale getirmeye çalışıyor. Serbest piyasa Türkiye’de tamamen farklı işliyor. Borsaya müdahale ediliyor, kurlara müdahale ediliyor, faizlere müdahale ediliyor. Sonra bu güvensiz ortamda neden yabancı yatırımcı gelmiyor diye söyleniyorlar. Bu ortamda Türkiye ne yazık ki cazip değil. Bir Amerikalı kendi bankasında dolarına %2.5 civarında faiz alırken, Türkiye’de %7.5’a varan tahvil fırsatıyla parasını değerlendirme imkanına sahip fakat buna rağmen istenilen tahvil satışı gerçekleşmiyor. Üç kuruş para bulmak için atılmayan takla kalmadı. Yabancıya %7.5 faiz ama kendi vatandaşına %4 layık görülüyor.

Küresel piyasada gün geçtikçe kutuplaşmalar artıyor. Japonya ve Çin gibi dev ekonomiler daralmaya başladı. Japonya 2018’in üçüncü çeyreğinde 2.5 daralma yaşayarak son dört yılın en büyük düşüşünü yaşadı. Fitch’in Türkiye’nin 2019 büyüme tahminini 0.6’ya düşürdüğünü yazmıştım. Üretimin düşüklüğü ve artan işsizlikle birlikte iç pazarda küçük esnafın para çeviremediği şu günlerde hâlâ kriz yok demek vatandaşın aklıyla alay etmektir. Küçük esnaf krediyle mal çekip para çevirmeye çalıştığı için hem kendisi batıyor hende tedarikçilerini batağa çekiyor. Artan konut fiyatları talep olmayınca bıçak gibi kesildi hatta bölge bölge düşüşler başladı. Buna rağmen küçük esnafın fahiş kira ücretlerinde azalma olmadı.

Doların, en son 5.19 civarında seyrettiği dönemde (3 Aralık 2018) Katar Opec’ten ayrılma kararı almıştı. O günlerde dövizdeki düşüşün sebebi dünya piyasasının bu haberle sarsılmasıydı. Ardından döviz nasıl tırmanışa geçtiyse bugünlerde yaşanan suni düşüşün ardından yeniden tırmanışa geçecektir. Bu aslında tenis topunu bir yay üzerinde bastırmaya benziyor. Bırakınca olağan gücüyle yükselişe geçmesi istenmiyorsa bazı radikal önlemlerin alınması gerekmektedir. Hükümetin her şeyden önce bu krizi kabul etmesi şarttır. Bakın HSBC; Türk Lirası’nı ucuz fakat risk profilinin yüksek oluşu nedeniyle önermiyor. Buna ek olarak haziran sonuna kadar doları 6.0 ve yıl sonuna kadar 6.5 olarak tahmin ediyor. Yani yıl sonuna kadar %25e varan bir yükseliş öngörüyor. Daha önce araştırma kurumları ve bankaların tahminlerini yazmıştım. Hepsi mi yanılıyor? Bu kadar polyannacılık kimseye kazanç sağlamaz, yerel seçimler dışında. Bereketli topraklarımız konusunda hep övünüyoruz fakat son 5 yılda İsrail’den 568 milyon kilo tohum almışız. Daha neyden bahsedelim? İsrail’i protesto etmek için kredi çekerek satın aldığı bir kamyon Coca-Cola’yı sokağa döküp sonra kredisini ödeyemediği için dükkanına haciz gelen hacı amcadan mı bahsedelim? Bu kafayla güneşli günleri yalnızca filmlerde görürüz.

BERK ŞİMŞEK
03.02.2019

Piyasaya Müdahale
Etiketlendi:                 

Bir Cevap Yazın