Seçim sonrası kırıldık, üzüldük, çaldılar gibi söylemleri bir kenara bırakıp rakamlarla konuşalım. Seçimde taraflar ne ortaya koydular ne aldılar tartalım.Tayyip Erdoğan 31 şehirde 43 miting yaptı. Meral Akşener 56 şehirde 71 miting yaptı. İkisi toplam 117 miting yapıyorken tek başına Muharrem İnce 65 şehirde 107 miting yaptı. Her gittiği şehirde o şehirdeki mitinge katılım rekorlarını kıra kıra ilerledi. Diğer adaylar ortada yok. Devlet Bahçeli 3 miting yaptı, zaten önceki seçimdeki oyunu korudu. Hdp 19 şehirde 19 miting yaptı ve o da oyunu korudu. Karamollaoğlu 11 miting yaptı. Tayyip Erdoğan’ı saymazsak miting ile potansiyel oyunu arttırmak doğru orantıda ilerliyor. Muharrem İnce 117 miting yaparken 11 miting yapan Karamollaoğlu sandıkta Muharrem İnce’nin %10u kadar bile oy alamadı. Saadet partisinin millet ittifakına etkisini sıfır görüyorum. Seçim öncesi ters bir şey yazmak istemedim fakat küllerinden doğan parti diye yorumlayanlar hayal dünyasında yaşıyorlardı. Milli görüş denen zırvanın Türk milleti karşısında değeri yoktur.

Muharrem İnce ilk turda alması gereken oyu aldı. Diğer adaylar beklenenden çok çok düşük aldıkları için Tayyip Erdoğan bir kez daha kazandı. Muharrem İnce mitinglerinde ve tv programlarında projelerinden bahsetti. Hepsi akla ve mantığa uygun, yapılabilir düşüncelerdi. Karamollaoğlu ne koydu ortaya? Solculardan oy alırım milliyetçilerden oy alırım demekten başka bir söylemi yok. Biraz daha etkili olsaydı, somut birkaç proje sunsaydı %3-4 alması işten bile değildi. Halk ilk kez onu dinliyor ve kulak veriyordu fakat o bunu kullanamadı. Baraj sorununu bahane ediyorlardı, baraj sorunu olmayan seçimde madara oldular. Hani en az %4 civarı oy alabiliyorlardı? Alsaydılar bugün seçim ikinci turdaydı. Bence seçimin iki kaybedeninden birisi Temel Karamollaoğlu ve Saadet Partisi’dir. Diğer kaybedeni Kemal Kılıçdaroğlu olarak görüyorum. Partinin oyu yüzdesel olarak azalmış olabilir fakat mecliste koltuk sayısını 550 ve 600e göre oranladığımızda değişmediğini görüyoruz. Kılıçdaroğlu oy sayımızı arttırdık gibi bir ifadede bulunabilir. Bu durumda geçen seçimden bugüne olan seçmen sayısının artmasını oranlamak gerekir. Bu durumda Kılıçdaroğlu’nun, geçen seçimde yeni seçmenden aldığı oyu bu kez alamadığını görüyoruz. Hatta mevcut oyun İyi Parti’ye kaydığı ortada. Birçok bölgede Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyu ile İyi Parti’nin oyunun toplamı bile önceki seçimde Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyunun altında. Bu durum yerel seçimde CHP’yi bazı ilçelerde büyük sıkıntıya sokacaktır.

Diğer tarafta Meral Akşener, muhalefetin ilk adayı olarak karşımıza çıkınca dikkat çekti, anketlerden iyi sonuçlar alındı. Gerçekten sağlam bir rüzgarla başladı seçim maratonuna. Abdullah Gül saçmalığına verdiği tepkiyi olumlu karşıladım. Konuşmalarına Erdoğan’ı eleştirerek başladı. Muhalif kesim bu duruma alışık olmadığı için sempatiyle karşıladı. Muharrem İnce yerine Kemal Kılıçdaroğlu seçime katılsaydı, Akşener ilk turda %25i zorlardı. Muharrem İnce’nin adaylığı işi bozdu, gölgede kaldı. Söylemlerine bakarsak gün geçtikçe proje bulmakta zorlandığını söyleyebilirim. Genelde Muharrem İnce ne diyorsa 2-3 gün sonra aynısını vaadetti. Sadece eleştirdi, orjinal vaadi kredi kartı borçlarının silinmesi dışında hatırlamıyorum bile. En iyi konuşmaları diye yorumlanan konuşmalarında dahi farklı bir söylemde bulunmuyordu. Muharrem İnce ve Meral Akşener’den hangisi kazanırsa, diğerini yardımcı atayacak ve birlikte yöneteceklerini seçimden 3-4 gün önce açıkladılar fakat ben 50 gündür böyle olacağını yazıyorum. Meral Akşener kazanamadı fakat mecliste iyi bir kadroyla temsil edilecekler. Bir noktada hata yaptılar, partiyi yeni kurduk, nasıl olsa seçime çok var dediler hazırlık yapmadılar. Baskın seçim olunca donakaldılar. Kazandığı yüzde 7lik oyun yarısından çoğunu CHP seçmeninden aldılar. Meral Akşener’in bu durumu sorgulaması gerekiyor. Medyada sansür yemek bahane olmamalı. Muharrem İnce’yi de çıkarmadılar televizyonlara fakat mitingleri rekor kırdı. Meral Akşener’in de mitingleri kalabalıktı fakat sandığa yansımadı. Ülkücü kesim Akşener’e oy verecek söylemi tam bir balon çıktı. Eğer gerçek olsaydı, hem seçim ikinci tura kalırdı hemde İyi Parti %15-16 bandında yer alırdı.MHP bu seçimin tek başarılı partisi diyebilirim. Vizyonsuz Devlet Bahçeli, siyasi hayatının yokolmasını göze alarak iktidar partisinin adayını destekledi. Ardı ardına ilçe teşkilatları istifa ettiler, İyi Parti’ye geçtiler. Anketlerde yok denecek kadar az oy alacakları öngörüldü. AKP teşkilatları tarafından alaya alındı, makara yapıldı. 3 sembolik miting dışında miting yapmadı. Hepsine rağmen önceki seçime göre oy oranını korudu hatta üzerine çıktı.

Tüm bunları alt alta koyup topladığımızda seçimde başarısız olarak gördüğüm Temel Karamollaoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partilerinden dün istifa etmeleri gerekiyordu. Etmediler. Kılıçdaroğlu partisinde koltuk sevdalılarının yerinin olmadığını dile getirdi. Hak veriyorum fakat bunu danışmanlarının söyletmiş olacağını düşünüyorum çünkü kendisi söyleyecek olsaydı önce o lafın derinliğini düşünür ve ona göre hareket ederdi. Her seçimde oy sayımız arttı diyerek yüzde 22 bandına kadar gerileyen, oyunu İyi Parti’ye kaptıran bir başkanın o koltukta oturması için destek verenler ile kurultayda oy verenlere hesap sorma vakti çoktan geldi geçiyor. Muharrem İnce’nin bu dip dalgasını tsunamiye dönüştüreceği günleri sabırsızlıkla bekliyorum.

Seçim

BERK ŞİMŞEK
27.06.2018

seçim
seçim
Seçim Değerlendirmesi
Etiketlendi:                 

Bir Cevap Yazın