Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce söz verilip tutulmayan bazı vaadler var 3600ek gösterge gibi. Yerel seçimlerde bu vaadleri yeniden vaadecekler. Seçimden önce kazanmaları halinde 100 günlük eylem planı yapanlar, seçimi kazandıkları gün bu planları unuttular. Yerel seçim öncesi bu planı yeniden söz verecekler mi? 2 dönem söz verip yapamadıkları havabüs projesini yeniden söz verecekler mi? 3 kuruşa yapılabilecek icraatı, eloğluna 20 kuruşluk garanti para ile peşkeş çekenler, bu icraatları gururla anlatabilmek gafletine düşmekteler. Kendilerinden olmayanlara her fırsatta sövenler, yine kendilerinden olmayanlara hizmette son sıra yer vereceklerini alenen dile getirmekteler. Seçim sonrası ellerinde uzun namlulu tüfeklerle şehir meydanlarında şov yapan magandalar, mensup oldukları partiye güvenip halka yaptığı baskıyla kendi adaletlerini sağlamaya çalışıyorlar. Bu sisteme dur diyebilecek bir yapı maalesef kalmadı. İnsanların can güvenliği dün olduğu gibi bugünkü konjonktürde de yoktur.

Merhum başbakan Bülent Ecevit’e yazar kasa atınca ‘esnafın özgür iradesi‘ diye yorumlayanlar aynı olayın bugün yaşanması durumunda bu şahısları hangi terör örgütünün üyesi olarak lanse ederler? Önceki hükümetler zamanında söyledikleri sözlerin aynısını, bugün başkaları kendilerine söylendiğinde deliye dönüyorlar. Dün bankalar bir gecede tüm mevduat hesaplarını dövize çevirip develüasyona sebep olurken, bugün düşüncesi bile terör kelimesi ile yanyana gelmelerine neden oluyor. Dün dış mihraklar Ecevit hükümetine her fırsatta diz çöktürmeye çalışırken destek veren ve alkış tutan Erdoğan ile ekibi, kendi başarısızlık ve beceriksizliklerini bile dış mihraklara bağlayabiliyorlar.

Büyük bir ekonomik kriz var. Bu gerçeği söyleyen kişiyi fetöcü, lobici veya dış mihrak ilan ediyorlar diye korkuyor insanlar. Hükümete kim karşıysa hain belliyorlar. Muhalefetin her muhalifi Atatürkçü zannetmesi gibi, hükümet her kendisini öveni akpli zannediyor. Ne kadar illegal örgüt ve illegal hareket varsa, kıçlarını kurtarmak için hükümeti yalayıp dokunulmazlığı kapıyor. Dün birlikte hareket ettikleriyle bugünde birlikteler fakat dışarıya sanki bu örgütlerle muhalefet birlikteymiş gibi yazıp çiziyorlar. İşin ilginç tarafı muhalefet bu suçlamalar karşısında üç maymunu oynuyor. Dolar 7 oluyor, herkes suspus, Rus diplomat ve Arap gazeteci İstanbul’da infaz ediliyor, herkes suspus. İşte tam da bu sebepten dolayı, muhalefetin adayını değil, iktidarın 2 kez söz verip sözünü tutmamış adayını seçiyor insanlar. 90’lardan bir söz; “susma sustukça sıra sana gelecek“.

BERK ŞİMŞEK
08.12.2018

Tutulmayan Sözler
Etiketlendi:                 

Bir Cevap Yazın