2019 yerel seçimleri yaklaşırken bazı noktalara değinmek istiyorum. İstanbul’un Avrupa yakasında Galata Deresi isimli cadde, Kağıthane Belediyesi ile Şişli Belediyesinin sınırını belirliyor. Bu caddeye bağlı sokaklarda Türkiye’nin bir çok yerinden gelip toplu halde yaşayan insanların kurduğu Eskiköy Kalkındırma Derneği ve Erzurumlular Derneği gibi çok fazla dernek bulunuyor. Mustafa Sarıgül, belediye başkanı olduğu dönemde, her gün sokakta dolaşıp halkın sorunlarını dinlerken, bilhassa bu derneklere sıkça uğrayıp bu dernekteki vatandaşların sorunlarını çözmeye gayret ederdi. Mustafa Sarıgül sadece Şişli değil, çevre ilçelerde bulunan derneklerinde sevgisini kazanmıştı. Hatta Kağıthane Belediyesi’ne bağlı olmasına rağmen, dernek bahçesinde üzerinde Şişli Belediyesi’nin ismi ile logosu bulunan şemsiye ve tentelere rast gelmek mümkündü. Kendi belediye başkanlarına ulaşamayanlar Sarıgül’e ulaşıyordu. Sarıgül, kendisine ulaşan insanlarla temas kurarken mahalle ve ilçe ayırt etmeden herkese yardım etmeye çalışıyordu. Neden Sarıgül’ü anlatıyorum? Belediye Başkanı dediğimiz kişi halka bu şekilde hizmet vermeli. Son yerel seçimde Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü oldu. Gidin sorun Şişli’deki mahallelere, hiç onu gören duyan olmuş mu? Kendisine ulaşıp sorunlarını çözen olmuş mu? Birisi halkın ayağına giden, halkla temas kuran belediye başkanı, öbürü miting yapıp seçmeni ayağına toplayıp nutuk çeken belediye başkanı. Belediye başkanı miting yapmaz, yapmamalı. Şişli’nin Gülbahar mahallesinde otobüs sorunu yaşanıyordu. Otobüs şoförleri yol çalışması ve dar sokakları bahane edip otobüsün güzergahındaki ilk 3 durağı es geçiyorlardı. Bu durumu vatandaşlar 153’e bildirmesine rağmen gecikmeler yaşanıyordu. Bende Twitter’dan Şişli Belediyesi’ne durumu özetledim. Bu İBB’nin sorunu diyip başlarından attılar. Adamlar senin mahallene hizmet götürmeyi reddediyor, sen benim sorunum değil diyorsun öyle mi? O güzergahı o mahalleye getiren kişi Sarıgül’dü halbuki.

Akp Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç her daim sokakta halkla temas kuruyor. Yazımın başında bahsettiğim dernekleri sık sık ziyaret edip onları dinliyor. Sarıgül zamanı Kağıthane’ye bile Şişli hizmet götürürken şimdi Şişli’ye Fazlı Kılıç hizmet götürüyor. Cumhuriyet Halk Partisi farkında mı bilmiyorum ama Gülbahar’da bulunan dernekler Hayri İnönü’ye ulaşamadığı için Fazlı Kılıç’tan yardım istiyor. Bu dernekler çok kalabalık ve kesinlikle gözardı edilmemesi gerekiyor. Onları kaybetmek demek, oy kaybı demek. Gülbahar’ı ve Mecidiyeköy’ü dolaşın, halk belediyenin hizmetlerinden memnun fakat sorunlarını çözen birisini bulamıyorlar. Belediyecilik sadece yol kaldırım yapmak, çöpleri toplamak, parklar bahçeler yapmak değil ki.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ekrem İmamoğlu, halka temas eden, sokakları gezen ve insanları dinleyen bir belediye başkanı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayı Binali Yıldırım, 50-60 tane korumayla gezen ve vatandaşın hiçbir şekilde ulaşamayacağı birisi. Ayrıca İzmir Belediye Başkanı adayıydı kaybetti. Şimdi İstanbul’u deniyor. Ankara’da oturup İzmir milletvekili olan Yıldırım, İstanbul için aday gösterilmeside ilginç. Konuya dönecek olursak, halkın particilik yapmayıp adayları dinlemesi ve gerçekten hizmet etmek isteyene oy vermesi gerekiyor. Peki Sarıgül’ün ilgilendiği o insanları Sarıgül dışında birine oy vermeye ikna etmek mümkün mü? Bu yüzden sadece seçim zamanı değil, her daim sokakta gezen ve vatandaşla ilgilenen belediye başkanları çözümün kendisidir. Belediyecilik halka temasla yapılır. Sorunlara ne kadar hızlı çözüm bulduğun sana o kadar hızlı oy getirir. Aradığım anda ulaşamıyorsam, seçim günü sende bana ulaşamazsın, bu kadar net.

BERK ŞİMŞEK
08.01.2019

Yerel Belediye
Etiketlendi:                 

Bir Cevap Yazın